seni deli mi sikti, diye sorarlar adama

Tamam sakin ol, geçti!

Mar 17

ses

bir zamanlar insan değildim
henüz
ama duyardım sesini
yanıbaşında yatardım
izlerdim nefes alışını
verişini
kıyamazdım dokunmaya
sadece erkekler ölür sanırdım
kadınlar hep yaşar


Dec 24
[Flash 9 is required to listen to audio.]

Thou shalt not covet thy neighbour’s house.

Thou shalt not covet thy neighbour’s house.


Aug 25
[Flash 9 is required to listen to audio.]

I like you.


Jun 14

Apr 25

Çılgın-Hüzünlü

çünkü yaşamak gibi bir şeydi yaptığı
anasız bir tay gibi coşkun ve hüzünlü
akşamın dinginliği otluyordu o zaman

her sabah denize çıkar, bir elma yerdi
hüznünü ve çılgınlığını elmanın
gözünü yumsan ağzında duyarsın

ellerine bakma artık
çünkü kar yağıyor
çılgın hüzünlü

büyük kentleri düşünse de rahatlasa
işte her şey nasıl haince karıştırılmış
kirli çamaşırlarla sabunlar ayrı semtlerde
saatin sonunda meydan
suyun sonu ilerde
böyle yaşamak zordur elbet anlıyorum
çılgın ve hüzünlü

çünkü bakışları yazda geçmiş bir geceyi andırıyor
yaşanmış mı temmuzda belli değil
çılgın ya da hüzünlü

şimdi dolaşıp duruyor aramızda
kıpkırmızı bir duygu olarak
doğudan batıya bir güz halinde
çılgın ve hüzünlü

biraz dağ yollarını öğrenmesi gerekir sanırım
kahırçeker mekkâri katırları gibi
onlar ki hiçbir şeyleri yok
korkunca çılgın sevinince hüzünlü

kar dindi
gerçekten dindi
ellerine bakabilirsin artık

Turgut Uyar


Apr 14

Tamir et beni

Vapurda kulak misafiri olduğum adamın arabası bozulmuş. Tamirci arkadaşına dert yanıyor, arabasındaki arızayı, “şurası şöyle oldu burası böyle yanıyo sönüyo, acaba öyle mi olabilir böyle mi olabilir” diye uzun uzun anlattıktan sonra, müsaitsen hemen gelip bir bakabilir misin diye sordu. Büyük olasılıkla, ”çocuk hasta benim doktora götüreceğim” benzeri bir yanıt aldı tamirciden.

Adamın yanıtı, “aaa dert etme yaa takma kafana önemli bir şey değildir.”

Önemli değil tabi lan insan canı.


Mar 27

Cehalet

Saf doğayı sömüren bilimin kaçınılmaz sonu:

“… Tanrının bağışlarından en değerli olanını, umudu yitirdiler! Bu talihsiz insanlar öfkeli bakışlar atarak birbirlerinden ayrıldılar. Vathek Nurunihar’ın gözlerinde öfke ve intikam duygularından başka bir şey görmüyordu; Nurunihar ise Vathek’in gözlerinde yalnızca tiksinti ve umutsuzluk görüyordu. O ana kadar birbirlerini şefkat ve sevgiyle kucaklamış olan iki dost hükümdar, titreyerek uzaklaştılar birbirlerinden. Kelile ve kız kardeşi karşılıklı lanetlediler birbirlerini. Öteki iki hükümdar kasılmalar ve boğuk çığlıklar içinde kendi kendilerine olan nefreti dile getirdiler. Hepsi de lanetlenmiş kalabalığa dalarak sonsuz acılar içinde sürüklenmeye başladılar.

Çılgınca tutkuların ve acımasız eylemlerin cezası bu oldu ve bu da olmalıdır; tanrının insanın bilgisine koyduğu sınırların ötesine geçmeye isteyen kör merakın cezası bu olacaktır; en saf varlıklara mahsus bilimlere sahip olmak isteyen hırs, ölçüsüz bir gururdan başka bir şey elde edemez, insanın kaderinin basit ve cahil olmak olduğunu göremez. …”

Halife Vathek’in Geçmişi
The History of the Caliph Vathek, William Beckford (1781)


Mar 17

Set the butterflies free.
Kelebekleri özgür bırakın.


Set the butterflies free.
Kelebekleri özgür bırakın.


Mar 13

cep

seni rüyalarımda buldum
ve çok beğendiğim için
oradan çıkarmak istemedim
şimdi derinlikte
            ve genişlikteyiz
ve bizzat
             rüya
                    ben’im

kendi kendimi görüyorum
ve kendi içimde seyretmekteyim
bir cebim var ki
              karanlıktır
oradan oyuncak güneşler
                           bahçeler
                                        ve denizler çıkar
ve bakınca onları başka bir cebime atarım

en güzel oyuncağım sen
bahçelerimin beni avutmadığı zamanlarda
gel
     ve beni avut

Asaf Hâlet Çelebi


Mar 5

Akordeon

Romen göçmeni akordeoncu
Cumartesi sabahları
Bağdat Caddesi’nin yan sokaklarında gezinerek
Plaza robotlarına,
insan olduklarını hatırlatmaya çalışıyor…


Feb 26
“Hiç bir zaman telafi edemeyeceğimiz bir şey vardır; ergenken evden kaçmamış olmak” Walter Benedix Schönflies Benjamin

Feb 22
“Delilerin gülüşüne dikkat edilmiştir ve onların gülüşü de, üstlerine basmış, kendilerini bastırmış ne varsa
şöö—öyle geniş bir soluk alıp, hepsinin içine tüküren bir gülüştür”
Adalet Ağaoğlu (Başka Karşılaşmalar)

Feb 13
Nazif Topçuoğlu - http://www.naziftopcuoglu.com/

Nazif Topçuoğlu - http://www.naziftopcuoglu.com/


Page 1 of 9